Sanatı müze duvarlarının dışına, sokaklara taşıyan Keith Haring’e göre “Sanat herkes içindir!”
Sanat piyasasındaki duruşuyla Andy Warhol ekolünü bir adım ileriye taşıyan Haring, bugünün çok tartışılan “sanatın demokratikleşmesi mi, yoksa popülerleşmesi mi?” sorusunun da başkahramanlarından biridir.

Keith Haring’in Hayatı
1958’te, Pennsylvania’da doğup büyüyen Keith Haring, liseyi bitirdikten sonra öğrenimine Pittsburgh’ta Ivy School of Professional’da devam etti. Ancak kısa bir süre sonra ticari grafik tasarımları yapmak istemediğini fark etti ve 1978’de New York’a taşınıp School of Visual Arts’a kaydını yaptırdı.
Haring, sokakları, metroları ve mekânların duvarlarını boyayarak, galeri ve müzelerin dışında alternatif bir sanat pazarı oluşturdu. Onun için önemli olan, eserlerini geniş kitlelerle paylaşabilmekti.


Keith Haring’in Sanat Çalışmaları
1980 ve 1989 yılları arasında dünyaca tanınan bir sanatçı oldu ve dönemin ikonik yıldızlarından yeni bir çevre kurdu kendine. Andy Warhol, Madonna, Grace Jones ve Yoko Ono bunlardan sadece bazılarıydı.
Haring siyasi duruşu olan bir sanatçıydı. ABD’de Cumhuriyetçi Parti adayı Reagan 1981’de başkanlığa seçildiği zaman bu durumu protesto eden eserler üretmişti. Onu siyasi alanda unutulmaz kılan asıl olay, 1987’de, House of Checkpoint Charlie tarafından Berlin Duvarı’nın Batı tarafını boyamak üzere davet edilmesidir. Haring, Almanya’nın renkleri olan siyah, kırmızı ve sarıyı kullanarak, kollarından ve bacaklarından birbirine bağlanan insan figürleriyle, duvar fikrine karşı duran birliği resmetti.

Andy Warhol’un Satış Hızını Aşan ‘O’ Keith Haring Dükkânı: Pop Shop
Bu dönemde Haring, Andy Warhol’un “fabrikasını” ve “ikon satışlarını” bir adım öteye taşıdı ve 1986’da sanat piyasasından oldukça fazla tepki gören bir dükkân açtı: Pop Shop.
Dükkanın her bir duvarı Haring tarafından boyanmıştı ve içeride envai çeşit ürün satılıyordu. İnsanlar Haring’i ticari olmakla suçlarken, o bu sayede eserlerini çok daha düşük fiyatlarla sunmayı ve eserlerine erişen kitlenin büyümesini hedefliyordu. Nihai amacı, sanatın demokratikleşmesini desteklemekti.
Sona Doğru
1980’lerde yoğun geçen bir kariyerin ardından Haring yüzden fazla solo ve karma sergiye katılmıştı. Sadece 1986’da 40’a yakın gazete ve dergiye haber oldu. Onun için sokakları boyamak ve eserlerinin herkes tarafından görülmesi fikri o kadar önemliydi ki, dünyanın neresinde sergi açarsa açsın, o şehirde kalıcı bir iş yapmak istiyordu. O yüzden Keith Haring bugün Düsseldorf’ta, Washington D.C.’de, Viyana’da, Pisa’da ve birçok başka şehirde karşınıza çıkabilir.
1988’de AIDS’e yakalandığını öğrendiğinde tek endişesi, yapmak istediği bütün işleri tamamlamak ve AIDS hastalığına dikkat çekmekti. Her ikisi için de çok çalıştı. Bu çalışmaların devam etmesini sağlamak amacıyla 1989’da Keith Haring Vakfı’nı kurdu ve ertesi sene, Şubat 1990’da öldü.
Keith Haring Evreni: Belgesel Film
Yönetmen Christina Clausen’in imzası taşıyan Keith Haring’in Evreni, yer verdiği röportajlar ve arşiv görüntüleriyle sadece sanatçının hayatını değil, 1980’lerdeki sanat piyasasını da seyirciye ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.
Eğer popüler sanat ile çağdaş sanat arasındaki ince çizgiyi merak ediyorsanız, fırsat bulduğunuzda izlemeniz hararetle tavsiye edilir! Burada kiralanabiliyor.
The Haring Foundation / Haring Vakfı’nın internet sitesi sanatçının yaşamı ve sanat çalışmaları hakkında detaylı bilgi sunuyor. Keith Haring hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler buradan devam edebilir.
#arhivebuzzy
Bu yazının ilk yayın tarihi ve yeri: 16.01.2012 | sanatblog.com


